EGE ÜNİVERSİTESİ

Engelsiz Ege Koordinatörlüğü

Yüz Anomalilerine Multidisipliner Bakış Panel

 

Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Meslek Yüksek Okulu Odyometri Programı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı, Engelsiz Ege Birimi, Ege Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Ege Üniversitesi İşitme Topluluğu ve Yüzümle Mutluyum Derneği işbirliğinde “Yüz Anomalilerine Multidisipliner Bakış Paneli’’ düzenlendi. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel Konferans Salonu’nda gerçekleşen panele, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kutsal Turhan ve Prof. Dr. Canan Fisun Abay, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Gürgün,  Atatürk Sağlık Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Ali Ekşi, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

 

Panelin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, yüz bölgesinde anomalisi olan bireylere destek olmak ve bu konuda farkındalığı artırmak için yapılan çalışmaların parçası olmaya devam edeceklerini söyledi.

Prof. Dr. Budak, “Hepimiz farklı özelliklerle dünyaya geliyoruz. Farklılıklarımız bizi bugün olduğumuz kişi haline getiriyor. Ancak ne yazık ki topluluk içinde farklılıkları sebebiyle dışlanan kişileri de çevremizde görüyoruz” dedi. Her şeyden önce böyle bir tablonun, içinde yaşadığımız çağın dinamiklerine uygun olmadığını söyleyen Prof. Dr. Budak toplum olarak bu tür konuların üzerinden gelmeli ve daha yapıcı tutum sergilenmesi gerektiğini söyledi. “Bir insanın kişiliği, duyguları, fikirleri kısacası tüm benliği kendi içerisinde saklıdır. Bugün bizi biz yapan ve başarılarımızla bize olduğumuz konuma getiren dış görünüşümüz kesinlikle değil. Dış görünüşümüzün ardında yatan asıl benliğimizdir. İnsanlık olarak bizlere düşen görev herkesi olduğu gibi ve eşit kabul etmektir” diye konuşan Prof. Dr. Budak bu bakış açısının yaşadığımız hayatı daha anlamlı ve güzel kılacağını söylerken öncelikli olarak kendimizin bu bilinçle hareket etmesi, daha sonra bu davranış biçiminin tüm topluma yayılması gerektiğini söyledi.

 

“BİZLER SESİNİ DUYURAMAYANLARIN SESİ OLMALIYIZ” 

Prof. Dr. Budak, “Farkındalığı arttırmak için Ege Üniversitesi Rektörlüğü olarak, Tıp Fakültesi Dekanlığımız, Baş Hekimliğimiz, Rektör Yardımcılarımız, Akademik kadromuz, burada bulunan sivil toplum örgütleri ve Özel Eğitim Merkezi öğrencilerimiz ile birlikte üniversitemize düşen görevi, farkındalığı oluşturmak ve topluma mesaj için bir aradayız. Bizler sesini duyuramayanların sesi olmalı, bu tür sorunları sevgi ile aşabileceğimizin bilincinde olmalıyız. Ege Üniversitesi olarak bu tür etkinliklere hiçbir zaman katkımızı esirgemeyeceğiz” dedi.

EÜ Atatürk Sağlık Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ali Ekşi, “Öğrencilerimizin sadece iyi bir meslek sahibi olmaları değil, aynı zamanda da sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş, içinde yaşadıkları toplumun sorunlarının farkında ve bu sorunlara karşı yapabilirlik edinmiş bireyler olmasını önemsiyoruz. Akademik kadromuz ve öğrencilerimizle her zaman toplumu bilinçlendirici, sosyal sorumluluk projelerine destek olan bir okul olduk. Bu kapsamda bu eğitim öğretim yılında 22 farklı sosyal sorumluluk projesinde buluştuk ve bu projeleri tamamladık. Farklı olan bireylerin toplumun gözündeki algısını değiştirmeyi çalışmak da okul misyonlarının arasındadır. Bu panelde de farklılıkları farkındalığa dönüştüreceğimize inanıyorum” dedi.

 

  

Panelde, “Yüz Anomalisi ve İletişim” konulu sunumu yapan Ege Üniversitesi Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Müdürü,  Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, iyi bir iletişimin, ileri düzeyde bağımsızlık ve iyi bir yaşam kalitesi sağladığını vurgulayarak, “Günlük yaşamda, iş ve meslek yaşantısında iletişim bizim için çok önemli bir faktör oluşturuyor. İletişim, aslında bizim kullandığımız kapsayıcı ana bir kavram. Biz bunun içerisinde iletişim dil ve konuşmayı, hep aynı şekilde kullanıyoruz ama aslında bunlar birbirinden farklı kavramlar. Aslında dil dediğimiz kavram bizim lengüistik seviyede beynimizde gerçekleşen bir aşama. Burada koordinasyon yapılıp planlanan motor hareketleri ve sonucunda değiştirilen konuşmayı görüyoruz. Konuşamadan daha önce biz dil gelişimine odaklanıyoruz çünkü dil gelişiminin olabilmesi için önkoşul becerilerinin kelimeler çıkmadan çocukla ebeveyn tarafından çalışılması ve bu ailelerin yönlendirilmesi gerekiyor. Mutlaka bir konuşma terapisti değerlendirmesi, üç yaş öncesinde yapılması gerekiyor” diye konuştu.